bana kalan bir gül yaprağıydı
sayfaların arasına sıkışan
çalmayı unuttuğun
bir kapıydı sessiz haykırışlara açılan
boş bir çamaşır ipinde dizili mandallardı
umutsuz ve tek düze olan
bir melodi, ıslığın sandığım
gecelerden gündüzlere boşalan karanlık...
aşkım ve ben
aşkım ve sen
neredeydik biz, neydik...
gözlerimizi kim bağlamıştı
seslenişlere uzandığımızda,
kim kesmişti önümüzü
dokunuşuna değdiğimde üşümezdim ben
yaşa boğulan düşler kurmazdım
umutlarımı bıraktığın gün
her şeyin sonunda, soğukta...
bir gül yaprağıydı
sayfaların arasına sıkışan
ve bana kalan yaşamda
bir kafesti aşkımdan...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder