22 Temmuz 2009 Çarşamba

Gülümsemişti Yaşam...

İçime dolmuş yaşam

Oysa benim gözlerim kapalıydı

Dün akşam...

Ama sesleri varmış yaşamın

İşaretler ve sembolleri varmış

Düşlerimi doldurmuş yaşam

Umutlarımı bulmuş...

Gözlerimi açınca

Yüzümde ki gülen gözleri

Görmemi sağlamış

Dün akşam,

İçime dolmuş yaşam

Ben yeniden doğmuşum

Her şeye küsmüş,

Her gün yeniden öldüğümü

Düşünürken ben

Yaşam gülümsemiş bana

Senin gözlerine bürünmüş

Ve sen beni görmezken

Ama ben seni izlerken

Gülümsemiş yaşam bana

Dün akşam...

5 Temmuz 2009 Pazar

Renklerin...

Tek renkti her şey

Çünkü insanlar sevmezdi renkleri

Oysa ben renklere hasret...

Bin renk sanmıştım seni

Tüm renklerin dışında

Asla ulaşamayacağım ufuklardaki

Gün batışlarından

Ve denizlerden

Daha muhteşem

Bin rengin vardı

Hayal gücümün sınırlarını aşan

Ben renkleri severdim

Seni sevdiğim gibi

Ama öle renkliydin ki

Şu küçücük kalbime

Sığamadı renklerin

Biliyordum sen hep

O ulaşamayacağım ufuklardaydın

Bense hiç kurtulamayacağım

İnsanların o

Tek renkli dünyasında

Olacaktım

Kapkara gözlerimle

Sana ait olan renklerden

Görebildiğim tekine sığınacaktım

Ve mavi kalbimi

Okyanusa fırlattığımda

Bin rengiyle

O ufuklarda olan sen

Binlercesi arasında

Benimkini asla bulamayacaktın!

3 Temmuz 2009 Cuma

Yadahev: Ölmek için güzel bir gün...

Sessizliğimi bozamadı sesler

ve bağırdığımda

ben bile bozamadım onu

karanlığımı

dağıtamadı ışıklar

aydınlatsalar da beni

aska dokunmuştu

dudaklarım korktuğumda

şefkatti değen kalbime

kaçtığımda

durduğumda nefreti

bulmuştum oysa

ve yaraların acısı

yoktu artik

yürek sizim yoktu

bakışlarıma yerleşen boşluk

öyle bir hissizlikti ki

boğazıma yapışan ölüm bile

bırakıp gitti

2 Temmuz 2009 Perşembe

Buzlarımız

İnsanlar,

O çevremizi saran kalabalık

Gülen gözler ve yüzler

Dostlarınız, umutlarınız...

Yağmur düşer saçlarınıza

Eliniz değer soğuğa

Üşürsünüz.

Çalan telefona ulaşınca

O sıcak sesi yakalar seniniz

Buzlar çözülür, gülersiniz

El sallarsınız güneşe...

Bir kurbağa vıraklar

Bir gülümseme gelip geçer

Yüzünüzden

Elinizi uzatırsınız

Bir ele değer sıcacık

Umutlara, dostluğa

Ve aşka...

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Çamur

Yağmur yağarken

Düşlerime sığınasım gelirdi eskiden

Odamda yalnızım

Elimde kalem, sararmış sayfalar

Ve müzik...

Ama sanki böyle değil

Her şey farklı sanki

Her şey mekanik ve yazarken bile

Hissedemiyorum sanki

Kulübenin önü çamur içinde

Yağmurun sesindeki huzur

Ve o müzik…

Kimin şarkısı bu

Kimin notaları, kimin sözleri

Kimin yaşamı bu

Ormanın içlerinden gelen

Aynı melodi, aynı düşler, aynı kapan...

Bir kaçış yok, bir şarkı yok, bir ozan yok

Sadece yağmur var

Yaşamı bir çamur birikintisine çeviren

Aynı yağmur

Sonsuz bir var oluşu simgelemek

Ya da basit parçaları oluşturmak

Karmaşa bunun neresinde

Başa çıkamayış, savaş

Zafer ve yenilgi

Peki, kazanan kim?

Yüce tanrıların savaşçıları,

Yüce tanrıların öfkesi,

Ya sıradan insanlar...

Onların yaşamları kimin umurunda

Bir kulübeye tıkılmış herhangi biri

Hiç dinmeyen yağmur

Bir avuç çamuru kim umursar?

30 Haziran 2009 Salı

Mavi Şarkı

Sözlerimi,

Duydunuz mu müziğimde

Baktınız mı?

Korkum gözlerimde

Sesiniz kısık

Duyulmuyor düşlerinizde

Uzandınız mı ellerinizle

Umutlar gökyüzünde

Mavi notalar sundum size

Ama sözlerini

Unuttum yüreklerinize

Adımı sordunuz sessizliğe

Gülümsedim sadece yüzünüze

Ellerimle değdiğimde

Kalplerinize

Korktuğunuzu gördüm düşlerinizde

Yaşamaya değer anları

Unuttuğunuzu yüreklerinizde ama

Şarkım bitip çekip gittiğimde

Yaşama gülümseyebildiğinizi

Biliyordum yine de...

29 Haziran 2009 Pazartesi

Yaşam...

Hep bir şeylerin eksik olduğu yaşam

Tanımadığım bir yüze bakıyorum ben

Oysa sen biliyorsun onu

Tanıyorsun ama tanıtmıyorsun

Sorularım hep yanıtsız

Kimim ben?

Sözlerindeki sessizlik gibi

Boşlukta bıraktığın...

Hep bir şeylerin eksik olduğu yaşam

Nereye geldik bu yolla

Dönenler, dönenler var mı geri

Yalnız, yoldaşsız yürümek

Nedir bilir misin sen

Hep bir şeylerin eksik olduğu yaşam

Gözyaşlarım nerede

Hayır, saklambaç oynayamaz onlar

Dağılır giderler yalnız duramazlar

Boşluğa süzülürken bile

İki tane olurlar

Gözlerimden aşağıya...

Hep bir şeylerin eksik olduğu yaşam

Nereye açtım gözlerimi ben

Neden göremiyorum

Bağları çözmedin mi yoksa daha

Bakışlarımı yakaladığında

Sana vermiştim onları

Geri verecektin nasılsa bana

Ve ben güvenmiştim sana

Unuttun mu yoksa?

Hep bir şeylerin eksik olduğu yaşam

Düşlerimi niye aldın benden

Tek sahip olduklarımdan

Ne istedin?

Yoksa öyle olmadı mı yoksa

Suçlu sen değil misin yoksa

Her şeyi satan adice ben miyim yine

Düşlerimi ve yaşamı satan...

Hep bir şeylerin eksik olduğu yaşam

Neden peki, neden?

27 Haziran 2009 Cumartesi

Gülen Gözlerine...

Gülen gözlerine

El salladığım gökyüzü

Gözyaşlarınla

Yıkamadın bu kez beni

Yıldızları göremedim

Rüyalarımda

Sevemedim ağaçları

Bu kez

Dokunamadım tenine

Ellerimle,

Dudaklarımı yakmadı

Sıcaklığın...

Gülen gözlerine

El salladığım gökyüzü

Düşlerime süzülmedin

Bu kez

Bir avuç toprak

Eklemedin saksıma

Acı bir ayaz

Yakarken bedenimi

Alıp gittiğin sıcaklığına...

Gülen gözlerine

Gülümsediğim gökyüzü

Göremedin gözlerimdeki yaşları

Ve duyamadın ağladığımı karanlıkta...

26 Haziran 2009 Cuma

Umutlarımı Bıraktığın Gün

bana kalan bir gül yaprağıydı

sayfaların arasına sıkışan

çalmayı unuttuğun

bir kapıydı sessiz haykırışlara açılan

boş bir çamaşır ipinde dizili mandallardı

umutsuz ve tek düze olan

bir melodi, ıslığın sandığım

gecelerden gündüzlere boşalan karanlık...

aşkım ve ben

aşkım ve sen

neredeydik biz, neydik...

gözlerimizi kim bağlamıştı

seslenişlere uzandığımızda,

kim kesmişti önümüzü

dokunuşuna değdiğimde üşümezdim ben

yaşa boğulan düşler kurmazdım

umutlarımı bıraktığın gün

her şeyin sonunda, soğukta...

bir gül yaprağıydı

sayfaların arasına sıkışan

ve bana kalan yaşamda

bir kafesti aşkımdan...

25 Haziran 2009 Perşembe

Yaşadığınıza İnanırken

Gözlerime birikirken yaşlar

Ne beklediniz benden

Bu dünyaya getirdiğiniz de

Ne beklediniz...

Sevgiye yer ayırmadığınız

Yaşamlarınızda

O çok meşgul olduğunuz zamanlarda

Aradığınız şeyi buldunuz mu

Korkulardan kaçıp

Kurtulabildiniz mi

Ve bana bıraktıklarınızla

Duyduğunuz gururu unutup

İsteyip istemediğimi sordunuz mu

Yalnızlığa mahkum ettiğiniz insanlarla

Yaşamaya değer bir dünya

Kurduğunuzu söylediniz

Ama saçınızı okşayan bir ele

Duyduğunuz özlemi

kalbinizden silip attığınızı

ve bunu yaptığınızda

Öldüğünüzü gördüğümü

Gerçekten anlamadınız mı?

24 Haziran 2009 Çarşamba

Yaşamın Kalp Atışları

Soğuktu sesler

Kaybolmuştun ve yalnızdın dünyada

Gün ışırken gözlerine çarptı ışık

Güneş ısıtmak isterdi

Ama sen soğuktun, karanlıktın

Ve karanlıktaydı düşler

Sen düşlerindin

Ama onları bulamazdın

Yaşam saklambaç olurdu

Saklanırdın, kaçardın

Ama bulup sobelemesi gerekendin

İşte buydu hiç anlayamadığın

Umuttu ışık, karanlıktı yaşam

Ama korkardın sen karanlıktan

Böyle derdi düşünceler

Kovaladığın beyninde kaçan

Ama durup düşünmediğin...

Eğer karanlıksa yaşam

Yaşam mıydın sen !

Rüzgar çarptığında yüzüne

Tutunmuştun seslere

Ama soğuktu sesler

Gün ışırken

Tenine değdi güneş

Sıcaktı için, sevgiydi kalbin

Sen düşlerindin

Sen yaşamdın

O zaman düşüncelerindi yaşam

Bir gündü yaşam

Gece ve gündüzdü

Evet, sen karanlıktın

Ve ışıktı kalbin

Yaşamın kalp atışlarını duyardın

Soğuktu sesler

Dokunmaya korktuğun

Ama duyamıyordun onları

gözlerini açtığında yaşama...

23 Haziran 2009 Salı

Gözyaşlarım

Gözlerime birikmişler

Ben onları dağıtmaya çalışırken

Korkup kirpiklerime saklanmışlar

Kaçarken düşlerime değmişler

Bana acımışlar

Gözlerimden yaşama akarlarken

Kızmışım onlara, bağırmışım

Çok korkmuşlar

Akamayıp

Yanaklarımda kurumuşlar

22 Haziran 2009 Pazartesi

Neredeyiz

Kahkahalarımız nerede
ya yüzümüzdeki o gülücük
Yağmurda yıkanamayacak kadar
çok mu korkarız günahlarımızdan
Düşlerde yaşadıklarımız
neden unutulur güneşle
ve gözyaşlarımız
değerli olduklarından mı
akıtmayız onları çok
O sözcükler, hani şu sevgi üzerine olan
neden dökülmez dudaklarımızdan
Düşlere sıkışır ruhlarımız,
korkarken korkulardan
sonra düşleri de kaybederiz
Ne kalır geriye o zaman
nerdeyizdir biz
bulunmaya mıdır bu saklanış,
yoksa kaybolmaya mı, sonsuzlukta...

21 Haziran 2009 Pazar

İsyan

Rüzgarın sesiydi kulak verdiği yaşamın
İnsanların vurduğu
yaralı bir hayvandı bize saldıran
Dünyayı saran yakarışlardı
kulaklarımızda uğuldayan
Karanlığı doldurmaya çalışan
bir mumun ışığına koşan insanlardı
Ayaklarının altında ezildiğimiz
Sessiz bir gecede
Gökyüzünden tenimize akan
Tanrıların gözyaşlarıydı yağmur damlaları
Ve yaşayan insanlardı
kabullenmiş olarak korkuyu
Oysa isyan vardı her tarafta
Yaşamda isyan vardı
İnsanlarsa...